Çalışan Anne Olmak Zor...-Minik Kelebeğin Annesi

15 Ekim 2015 Perşembe

Çalışan Anne Olmak Zor...

Çalışan Anne Olmak Zor...

Çalışan anne olmak fizik olarak zor değil duygu olarak zor çok zor...
Geçtiğimiz salı rutin yine nöbetim vardı . Nöbetçi olunca kızımı 36 saat göremiyorum . Özlüyorum , özlüyor . Telefonda konuşuyoruz ama bildiğin sitem ediyor . 'Anne ben bekledim , sen niye gelmedin ' diyor . Diyecek kelime bulamıyorum işte o an yutkunmakta bile zorlanıyorum .
Nöbet ertesi 2-3 saat uyumaya eve gidiyorum . Daha sonra uyanınca kızımı 10 dk olsa bile görmeye anneme gidiyorum . Bu defa da öyle oldu . Kapıdan girer girmez , boynuma atlıyor . Nasıl özlemiş , nasıl coşkuyla , özlemle sarılıyor , öpüyor . Sonra anneannesine ve dedesine dönüp bakın 'Annem geldi  , biz evimize gidiyoruz .' diyor . Burdan anlıyorum ki evini de özlemiş kelebeğim . Halbuki ben mesaiye geri gidiyorum .
Ağlamalar , kendini yere atmalar ve anneye küsmeler... Anlatsam da yavrum anlamıyor işte ya da anlamak istemiyor . Nihayetinde çocuk... 'Anne nolur beni bırakıp gitme ama sen gidersen ağlarım , çok üzülürüm .' diyor . Sanki karşımda kocaman bir insan konuşuyor gibi bazen . Kelimeleri , cümleleri şaşırtıyor .
Uzun zaman sonra o gün ilk kez işe çok kırık dökük ve hıçkıra hıçkıra ağlayarak gittim . O kadar ağladı ki ve bağırarak o kadar çok 'Anne nolur gitme' dedi ki binadan çıktığımda , Berrak'ın hala sesi geliyordu . Yoldayken aradım sakinleşti mi konuşayım diye ve 'senle konuşmicam , sana küstüm anne' dedi bana . İçim yandı o an . Uykusuzluk , yorgunluk bir tarafa kalbim acıdı ve o gün akşam olmadı saat geçmedi bana .
Akşam eve gittiğimde Berrak hala küstü bana . Puding yapıp gönlünü aldım . Sarıldık , öpüştük , koklaştık , kucağımdan inmedi . Belki 20 kere 'Annecim seni çok seviyorum , ama beni bırakıp gitme' dedi . Doydum mu doyulur mu? Tabii ki doyamadım . 'Anne saçların çok güzel , anne sen çok güzel kokuyorsun .' diye diye sarıldı . Öylece kucağımda uyuyup kaldı .
O kadar yorgun ve uykusuzdum ki bildiğin üzerimden tır geçmiş misali ama Berrak uyuduktan sonra oturup çok ağladım ve uyuyamadım . Eşim ise bu duygusal halime hem sinir bozucu şekilde gülüyor , hem de sarılarak destek oluyor .
Ayyy  yazarken bile salya sümük ağladım ya neyse işte böyle anladınız siz beni...
Çalışan anne olmak hem çok zor çok hem de güzel...
Allah hiç kimseyi evladından ayırmasın .

Sevgiler .

13 yorum:

  1. çok zor bir durum ama sizin de onun da alışması gerekiyor. çünkü keyfiyet yok mecburiyet var. nöbet sonrası bari izin olsa ne iyi olurmuş. sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çocuk işte nihayetinde alışması biraz zor idrak edemiyor .

      Sil
  2. Çok zor bir durum, bu konuda hep çok duygusal oldum, alışmak lazım ama alışılmıyor en azından ben alışamadım fakat tek tesellim şuan daha iyi şartlar sunuyorsam çocuğuma eşime destek olup çalıştığım içindir. Böyle düşününce sindirmesi biraz daha kolay oluyor.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bende sizin gibi daha iyi bir gelecek , eşime destek , çocuğuma daha iyi yaşam standardı ve işimi çok sevdiğim için çalışıyorum . Evet böyle düşünmekse tek tesellim . İyi ki çalışıyorum . Ama bu durumlar bazen zorluyor duygu halimi .

      Sil
  3. bende okurken ağladım cunku her satırdaki duyguyu yine ancak calısan, calısmak zorunda olan çocugunu ağlarken geride bırakan anneler anlar. Ela artık bıraktı Berrak ta bırakır yakında artık ağlamıyor işe git bana süpriz yap diyor kendince çözüm buluyor cocuk hepsi geçiyor buyuyorlar ama anne olarak geçmişe bile vicdan yapıyor unutmuyorsun. enn buyuk sansımız anneanneleri Allah onlara sağlık versin.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle Gülşahcım . Normalde yapmıyor Berrak . İşte bazen kriz yaşıyoruz . İnşallah o da geçer .
      Ahh o vicdan zaten.... Aynen Allah anneannelerine sağlık verisin ve başımızdan eksik etmesin . EN BÜYÜK DESTEĞİMİZ ONLAR VE İYİ Kİ VARLAR.

      Sil
  4. Biraz büyüsün bak seninle nasıl gurur duyacak, nasıl örnek alacak! :) Biliyorum çünkü o annesi nöbetçi olan, babası nöbetçi olan, zamanında pek bir ağlamış kız çocuklarından biri de benim ve şimdi anneme bakıp bana nasıl da örnek oldu, onun sayesinde ben de okudum, kariyer yaptım, sevdiğim bir işte çalışıyorum vw ben de kızıma örnek olacağım ilerde diyorum.. Çok zor ama birkaç adım sonrasını düşün hep..
    Ha bir de benim anne ve psikolog olarak tavsiyem, kısa bir açıklama yap (nereye gidiyorsun, neden gidiyorsun ve ne zaman döneceksin) ve ayrılışı fazla uzatma. Ne kadar kısa ve net o kadar iyi oluyor (duygusuzca görünse de inan daha kolay her ikiniz için de)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O kadar iyi geldi ki yazdıkların çok teşekkürler... :x
      Berrak'a nereye gidersem gideyim açıklama yapıp anlatarak neden gittiğimi ne zaman geleceğimi akşama sana süprizim var diyerek belirterek yalan söylemeden anlatıyorum . Bazen anlıyor bazen anlamak istemiyor . Ama ben hep bunu uyguluyorum . Bir uzman bakışıyla dediğin gibi doğru olan bu zaten .
      Çok ama çok teşekkür ederim yazdıklarından sonra kendimi daha güçlü hissettim Ceren . :)

      Sil
  5. Amaa şimdi bak beni de ağlattın boğazım düğüm düğüm oldu :( Ben çok az yaşadım bunları Allah'tan erkek çocukları bu konuda biraz daha soğuk sanırım çok takmıyorlar. Öyle bi sevgi kelebeği olamıyorsun onlarla ya da ben benimkilerle olamıyorum hoşlanmıyorlar öyle çok sarılıp öpülmekten. Bireysel farklılıklar var elbet. Ama ağlayarak işe gitmişliğim benim de oldu zaman zaman. Onlar büyüyecek bunları hatırlamayacaklar ve bizim üzüldüğümüz kendimizi ağlamaktan heder ettiğimiz günler sadece bizde kalacak.
    Allah acılarını göstermesin...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Erkek çocukları öyleymiş evet bir kaç arkadaşımdan da duyumlarım aynı yönde .
      Aynen biz kendi canımızı üzdüğümüzle kalacağız :) Amin .

      Sil
  6. gerçekten çok zor bir durumu dile getirmişsiniz.Allah yardımcınız olsun :)

    YanıtlayınSil
  7. canım ya Allah yardımcın olsun gerçekten zor :(

    YanıtlayınSil

blog tasarım
MİNİK KELEBEĞİN ANNESİ COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.BLOGUMDA YAYINLANAN YAZILARIN VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.