İçime Kazınan Vicdan Azabım-Minik Kelebeğin Annesi

3 Temmuz 2015 Cuma

İçime Kazınan Vicdan Azabım

İçime Kazınan Vicdan Azabım

İçimdeki acısı dün gibi...
Aslında yazmakla yazmamak arasında gidip geldiğim bir konuydu bu ama içimden yazmak geldi . Berrak doğmuş , her şey güzel yolunda gidiyor . Çekirdek aile olmanın mutluluğu ile bebeğimize sarılıyorduk . Sağlıklı bir bebeğimiz olduğu için şükrediyorduk . Berrak 5. ayına yeni girmişti . Evimizin neşesi , her şeyi olmuştu . Sevgiden bir yumak gibiydi . 
Doğum iznim bitip , işe başlayalı 1 ay olmuşken , her şey güzel düzene girmiş yolunda gidiyorken hayatın bana iyi mi kötü mü bilemediğim bir sürpriziyle karşı karşıya kalmıştım . 
Doğumdan sonra regl dönemim aynı düzen , hiç aralıksız düzenli olarak devam etmişti . Reglim hep düzenliydi . Bir kaç gün iş yerinde gün içerisinde olan baş dönmelerime anlam veremeyip , sıcağa ve tansiyon düşüklüğüme bağlayıp önemsememiştim . Regl dönemime 3-4 gün vardı . Gerekli önlemleri aldığımız için aklıma en ufacık bir şüphe gelmemişti . O hafta cumartesi sabah uyandığımda kendimi , yataktan kalktığım gibi soluğu koşarak klozetin başında şiddetli bir şekilde istifra ederken buldum . Klozetin tepesinde eşimle birbirimize bakakaldığımızı hatırlıyorum . Üşütme kusması gibi değildi , evet aynı Berrak'a hamile olduğumu öğrendiğimde ki gibiydi bu kusma . Eşim tedirgin , ben ondan çok daha tedirgin . Öyle canım sıkkın bir şekilde hazırlanıp , işe gitmek için yola koyuldum . Eczaneye gider gitmez test yapacaktım . Korktuğum başıma gelmesin diye dua ediyordum . 
Yol nihayet bitmişti . Eczaneye girer girmez testi aldığım gibi lavaboda ağlarken buldum kendimi . Testi yapar yapmaz daha 1 dk beklemeden şak diye kırmızı iki çizgiydi çıkan . Silik falan değil net iki çizgiydi sonuç hamileydim . Ağlayarak lavabodan çıkıp , eczacımın gelmesini bekledim . Eczacımla patron çalışan ilişkisinden çok arkadaş gibiyizdir sağ olsun . Hemen benle konuşup sakinleştirmeye çalıştı . Sen ne karar verirsen ben saygı duyarım yanında arkanda olurum sadece bunu bil dedi ve beni eve gönderdi .
Eve gidene kadar ağladım . Eve gittiğimde de istemsiz ağlayışlarım devam etti . Ağlıyordum çünkü ne yapacağımı , ne karar vereceğimi bilmiyordum . Eşim de eve geldi . Konuşamıyor içerisinde bulunduğumuz durumu , şartlarımızı durmadan hatırlatıyordum . En önemlisi Berrak daha 5.aylıktı . Eşim bu bebeği istediğini söyledikçe ben ağlıyordum . Soner düşün biraz düşün lütfen diyebiliyordum sadece . Annem arıyor , kız kardeşim arıyor herkes kendince fikrini söylüyordu . Tek bildiğim ben buna hazır değildim . İçim yanıyor , canım acıyor sanki vücudumdan etlerimi koparıyorlardı . O kadar yorulmuştum ki saatlerce düşünmekten , ağlamaktan . Artık bir karara ulaşmak istiyordum. Saatlerce evde eşimle yalnız kalıp düşündükten sonra bu bebeğe maddi ve manevi hazır olmadığımızı , Berrak'ın çok küçük olması sebebiyle , ev kredimiz olduğu için ve çalışmak zorunda olduğum için kürtaj olmama birlikte karar verdik . Hayatımın en zor kararıydı . Peki kürtaj olmak istiyor muydum ? 
Berrak annemdeydi o gün akşam üzerine kadar hiç almadık . Doktorumu aradım , durumu izah ettim . Doktorum kürtaj yapmadığını ama istersem başka bir arkadaşına yönlendirebileceğini söyledi . Önerilen doktoru aradım . Kürtaj işleminin ücreti doğumdan çok daha fazlaydı . Orta halli bir duruma sahip olduğumuz için araştırmak istedim . Bir kaç saat süren araştırmanın sonunda annemin bir arkadaşının çalıştığı kesemize daha uygun özel bir muayenehane bulmuştuk . Beklersem , düşünürsem yapamayacak , bu gebeliği sonlandıracak gücü bulamayacak hissediyordum . Bu sebeple aynı gün ne olacaksa olsun bitsin istiyordum . Hemen hazırlanıp doktora gitmek için çıktık evden . Ayaklarım bedenim gidiyor ama ruhum , içim gitmek istemiyor ,kendimle kavga çelişki içindeydim . O gün eşimle el ele tutuşup ağlaya ağlaya gittik doktora . İstemsiz ağlıyorum . Doktor konuşuyor , eşim konuşuyor ben konuşamıyorum bile ağlamaktan... Ultrasonla bir bakalım diyor doktor bey ve ultrasona geçiyoruz . İçimden kalp atışı olmasın diye dua ediyorum . Kese ekranda görünüyor , minicik daha 4 haftalık diyor doktor bey . Sesim çıkmıyor . Gözümden akan yaşlar dinmiyor... Doktor genel anestezi yapalım mı dayanabilir misin diyor . Şu an çektiğim acıdan daha fazla acıtamaz canımı , normal doğum yaptım ben dayanabilirim diyorum . Yapılacak olan işlem için yan odaya geçiyoruz .Beni hazırlıyorlar . Göz yaşlarım dinmiyor . Doktor başlıyor . Bir an durup soruyor canın acıyor mu diye . Canım acımıyor , içim acıyor diyorum . 10 dakika bile sürmeden işlem bitiyor . Ben eve gidip bir an önce kızıma sarılmak ,biraz uyumak , düşünmemek istiyordum .  
Hiç böyle bir şey başıma gelir diye düşünmemiştim . Kardeş düşünmesine düşünüyorduk ama henüz çok ama çok erkendi . 
İlk kürtaj olan ben değildim , son da olmayacaktım . Belki bu durumu yaşamak zorunda kalan bir çok kadın var . Günlerce , aylarca geceleri gizli, gizli ağladım . Sımsıkı sarıldım kızıma . Birini isteyip , diğerini istememek değildi . Kim kıymak isterdi ki ama şartlar gereğiydi her şey... 
Anneydim canım nasıl yanıyor kelimeler almazdı... Kafamı yastığa koyduğum her an aklımda . Bu acı benle yaşayacak istemesem de en büyük pişmanlığım olarak kalacak . İçimdeki acı geçmeyecek , kendimi hep suçlu hissedecek ve vicdan azabım bir ömür sürecek biliyorum .
Aklıma , kalbime kazınan tek şey ben tüm korunma önlemlerimize rağmen 14 Eylül 2013'te hayata tutunan o minik mucizeyi yok ettim....
Dileğim şu ki hiç bir anne bu durumu yaşamak zorunda kalmasın . Kürtaj adı bile buz gibi...

Sevgiler...

8 yorum:

  1. Icim acidi be ayse,ayni hendikaplari bende yasamisyim hamzayi ogrendigim zaman.cok zor bir karar.allah vicdan azabini dindirsin insallah

    YanıtlayınSil
  2. AMİN. Şu sıra heryerde bir "kardeş şart" furyası esiyor, nasıl sinir oluyorum anlatamam. Nedenlerinden biri de bu, benim başıma hiç gelmedi, hiç de gelmesin inşallah, çok çok çok zor bir karar ve bence sen çok güçlü bir kadınsın. Dediğin gibi, ne durumun ne psikolojin bunu kaldırabilirdi, Allah doğanın rızkını vermiyor, doğan sağlıklı olmayabilirdi, bir sürü yük, o daha minicik bebeğin "abla" olması.. Yok, bence doğru, olması gereken karar bu ve bence sen çok güçlüsün.. Fazla düşünme demek isterdim ama havada kalacak, Allah sabır ve kabullenme gücü versin!

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazdıkların bana o kadar iyi geldi ki tam da bunları duymaya ihtiyacım var gibi...
      Çok ama çok teşekkür ederim kesinlikle doğru bir karar pişman değilim ama yine de aklıma gelince içim acıyor . Havada kalmayacak Öğrenen Anne :)

      Sil
  3. Çok zor bir karar ama sonuçta zor durumda olmasanız zaten düşünmezdiniz bile. Kendinizi bu kadar üzmeyen. Allah'ın dediği olur, onıun doğması yazılmış olsaydı, siz bu kadar erken fark etmezdiniz hamile olduğunuzu. Üzülmeyin lütfen

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yazdıklarınız ve düşünceleriniz için çok teşekkür ederim . Sevgiler .

      Sil
  4. Yaşayan her kadının içinde bir yara, bir sızı bu..Cesaretine hayran kaldım, bunu yazmak kolay değildir hiç.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle öyle... Bu güzel yorumunuz için teşekkür ederim . :)
      Yazıp yazmamak da kararsız kaldığım bir konuydu hep ama 'hadi ayşe bir cesaret bloguna hep iyi yaşanmışlıkları yazacak değilsin ya bunu da yaz' dedim kendimce ve yazdım . İyi de yaptım yazılan yorumlarla daha da iyi hissettim kendimi .

      Sil

blog tasarım
MİNİK KELEBEĞİN ANNESİ COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.BLOGUMDA YAYINLANAN YAZILARIN VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.