28 Eylül 2016 Çarşamba

Madecassol Merhem Nedir ? Ne İçin Kullanılır ?

Minik Kelebeğin Annesi

İnternette bir madecassol merhem furyası almış başını yürümüş gidiyor . O madecassol merhem yazısını okuyup eczaneye koşanlara ne demeli onu da bilemiyorum . Kırışıklıklara iyi geliyormuş diyeni mi ararsınız ya da lekelere iyi geliyormuş diyeni mi ararsınız hepsi mevcut .
İnternet iyi , hoş  , güzel ama doğru bilinen yanlışlar çok . Çünkü ilacın prospektüsünü okumaktansa internetteki bilgiler onlar için daha doğru . Bir bak oku araştır  bir aile hekimine danış ya da en basitten bir eczaneye sor ama yok kullanılmalı kafaya koymuş bir kere .

Madecassol Merhem Nedir ? Ne İçin Kullanılır ?

Madecassol merhemin etken maddesi centalla asiatica ekstresidir . Centalla asictica ekstresi özellikle gölge ve nemli bölgelerde yetişen böbrek şeklinde yaprakları olan bir bitkidir .

Madecassol merhem ; yüzeysel birinci ve ikinci derece yanıklar , bölgesel deri ülserleri , yatak yaraları , dudak çatlaklarında , tahrişlerde , meme başı çatlakları ya da yarıkları , genital bölge yırtıkları , sünnet , epizyotemi ve benzeri cilt hasarlarında iyileşme sağlanması için kullanılır .

Adı üzerinde ilaç , tedaviye yönelik . Ne kırışıklığa iyi gelir ne de lekeleri giderir . Yazıp çizmişler demişler ki bayanlar için hücre yenileyici gençlik merhemi . Gençlik merhemi falan değil ilaç o ilaç . Yaraların iyileşme sürecini hızlandırıp , derinin yenilenmesini ve iz kalmamasını sağlar . Cildi onarıcı  , yapılandırıcı etkileri vardır .

Kırışıklık Nedir ?

Kırışıklıkların ana sebebi , genetik yapımızın belirlediği genetik yaşlanmadır . Kırışıklıkların en büyük sebebi ailesel faktörlerdir . Diğerleri ise güneş , mimik , sigara içmek , stres , travma gibi sebeplerdir .
Kırışıklıkları bol su tüketerek , oral yoldan destek hyaluronik asit tablet içerek , anti-aging kremler veya gece , gündüz nemlendirici kremler kullanarak önleyebilirsiniz . Güneşe çıkmadan mutlaka güneş gözlüğü takarak , güneş kremi kullanarak cildinizi koruyabilir . Kırışıklıkların önüne geçebilirsiniz . Madecassol merhem kırışıklık tedavisinde kullanılmaz . Bakım yapmaz ve kırışıklıkları gidermez .

Leke Nedir ? 

Ciltteki renk değişiklikleridir . Ciltteki melanosit hücrelerinin salgıladığı melanin pigmentinin ciltte birikmesi sonucu cilt lekeleri oluşur . Deride daha açık ve koyu olmak üzere iki şekilde görülür .

Sebepleri güneş , hormonal değişiklikler , gebelik , doğum kontrol ilaçları , diğer hormon ilaçları ,genetik yatkınlık , mantar enfeksiyonlarıdır . Leke tedavisinde de madecassol merhem kullanılmaz . Onarıcı etkisiyle akne , yara ve benzeri cilt lezyonlarını tedavi eder . Bu gibi sorunlarınız için dermokozmetik , eczane kanallı satılan ürünleri kullanmanız gerekir . Bakınız şuradaki paylaşımımdan  da bilgi alabilirsiniz .


Sevgiler .

















Devamını Oku
Blogger Widgets

27 Eylül 2016 Salı

Muz Aromalı Kakaolu Pudingli Kek

Muz Aromalı Kakaolu Pudingli Kek

Bizim evde kek sevdalısı bir minik kelebek var . Aklına gelip , canı istediyse 'Annecim bana kek yapar mısın ? ' diye mutfağa gelir . Hanımefendi keki nasıl istediğini de söyler . 'Annecim kekimiz muzlu olsun , kakaolu olsun .' diye isteklerini arkası arkasına dizer . O kadar da hevesli heyecanla 'Ama beraber yapalım olur mu anne ?' deyince sımsıkı sarılasım geliyor .
Gerçi o sarılma duygusu hep var ama bizim kelebek pek sıkıştırılmaya gelmiyor . Olsun ne yapalım çocuğun karakteri bu , o isterse sarılır . Bugün sizlerle en sevdiği kek tarifini paylaşayım da sizde yapın sevdiklerinize .
Ben bu keki Antalya'da Yaşayan Blog Yazarları  'dan tanıştığımız , hatta haberimiz yokmuş komşuymuşuz da işte hem komşum hem blog arkadaşım olan  Ayşegül Ablacım Bir Tutam Kekik sayfasındaki tarifiyle yaptım . 
Ha bu arada yumurtaları kızımla kırdık . Yumurta kırıp çırpmaya bayılıyor . O minik elleriyle yumurtayı kırmaya çalışmıyor mu keki değil ellerini yiyesim geliyor . :)


Muz Aromalı Kakaolu Pudingli Kek ;

  • 4 yumurta 
  • 1,5 su bardağı şeker 
  • 1 paket muzlu toz puding 
  • 1 çay bardağı sıvı yağ 
  • 1 su bardağı süt 
  • 2 paket kabartma tozu 
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 yemek kaşığı kakao

Yapılışı ;  

Yumurta ve şeker köpük köpük olana kadar çırpıyoruz . Sonra sütü , sıvı yağı ekliyoruz . En son muzlu puding , un ve kabartma tozunu ekliyoruz . Kek kalıbına hazırladığımız kek harcının bir kısmını döküyoruz . Kalan kısmına kakaomuzu ekleyip , kek kalıbına döküp azcık spatula yardımı ile karıştırıyoruz . 180 C ısıtılmış fırında kürdanımız temiz çıkana kadar pişirmeye bırakıyoruz . 

Oldu o zaman yapıp , yiyin yorumlarınızı bekliyoruz . :)

Afiyet olsun , sevgiler .


Devamını Oku

26 Eylül 2016 Pazartesi

Hello Sahalara Döndüm

Minik Kelebeğin Annesi


Herkese Merhaba ,

İş ve ev koşuşturmacasına Ramazan ayı eklenince ben perte çıktım . Halsizlik , yorgunluk ve uyku hali durumum tavan yapmışken kafamı toparlayıp hazırladığım yazıları yayımlayamadım bile . Olsun neyse güzeller güzeli Ramazan ayımızı ve bayramımızı çok şükür atlattık . Onca acıyla  bayram denirse...

Bu sene Ramazan ayı , oruçlar serin serin geçti sayılır . Ama bana pek iyi gelmedi . 4 kilo birden eridim . İyice kuş kadar kaldım . Malum haliyle halsizlik sınırlarımı zorladı . Bu sebeple klavyeye dokunacak dermanım dahi yoktu . Neyse ki şimdilerde azcık kendime geldim . Kilo almaya çalıştım .

Sonra işte ülkemin malum durumları... Üstüne eklenen patlamalar , şehit haberleri derken içimden yazmak gelmedi , ellerim klavyeye gidip gidip döndü... Hazırladığım yazılarım yarım yarım kaldı .
Sonra Kurban Bayramı telaşı , Berrak'ın okul telaşı derken yazmak mümkün olmadı .

Neyse o zaman günaydın , o zaman hoş buldum . Kaldığım yerden devam .  :)

Mutlu , iyi bir hafta olsun inşallah .

Sevgiler .  :)

Devamını Oku

16 Haziran 2016 Perşembe

Çay Ağacı Yağı

Çay Ağacı Yağı

Kulaktan kulağa ağızdan ağıza giden Tea Tree Oil yani Çay Ağacı Yağı . Melaleuca yağ olarak bilinen çay ağacı yağı , bitkinin yapraklarından elde edilir . Bu yağ renk olarak çok soluk , açık altın renginde olur ve genellikle taze kafur gibi kokusu vardır . Yağ , bitkinin dalları ve yapraklarından buhar damıtma yoluyla elde edilir. Çay ağacı yağının sağlık açısından yararları , doğal antibakteriyel , antiseptik , antifungal , antimikrobiyal , balgam söktürücü ve antiviral özelliklere sahip olmasıdır .

Çay ağacı yağı sivilce için popüler bir tedavi  yöntemidir . Bu yağ doğal bir antiseptik özelliği ile bakteri nedeni ile oluşan akneyi yok etmek için gözenekleri dezenfekte eder . Akne tedavisi için, nemlendirilmiş pamuklu bir çubuk üzerine 1 damla çay ağacı yağı konur ve yatmadan önce etkilenen alan üzerine yavaşça sürülür. Ertesi sabah, ılık su ile yüz yıkanır ve bu işlemin günlük olarak tekrarlanması tavsiye edilir. Ayrıca , alternatif olarak 4 ya da 5 damla çay ağacı yağı ile 1 çay kaşığı organik bal karıştırılarak bir yüz maskesi hazırlanır. Etkilenen alan üzerine bu karışım sürülür. Suyla durulama yapmadan önce yaklaşık 15 dakika kadar bekletilir .

Çay ağacı yağı, kendi antifungal özelliğinin yanı sıra antiseptik özellikleri sayesinde tırnak mantarını tedavi edilebilir. Bu yağ mantar yok eder ve bu tür tırnakların iltihabı , şişliği , sararması ya da tırnak yapışa bozukluğu gibi belirtileri tedavi eder . Tedavisi için, doğrudan enfeksiyon olan ayak tırnağın üzerine 1 ya da 2 damla çay ağacı yağı uygulanır .  Ayrıca , ılık su dolu küçük bir kovanın içine 3 ya da 4 damla çay ağacı yağı konup , ayaklar suyun içinde 15 dakika kadar bekletilir .

Diş etleri ya da diş plaklarına karşı çay ağacı yağı iyi bir çözüm .  Çay ağacı yağı , antibakteriyel ve anti-enflamatuar özellikleri sayesinde kötü bakterileri yok eder ve diş eti hassasiyetini  yatıştırır . Ağız sağlığı ve hijyeni için ılık bir bardak su içine 2 damla çay ağacı yağı eklenir  ve en az günde bir kez ağız gargara yapılabilir .

En önemli yararlarından biri de ağız içinde oluşan aftlara iyi gelmesi , tedavi  etmesidir . 2-3 damla kulak çubuğuna damlatılıp aft üzerinde 15 saniye bekletilir . Günde 4 kez tekrarlanır . Aftın hem acısını , ağrısını alır ve tedavi eder .


Not : Toksik bileşikler , mide bulantısı gibi yan etkilere neden olabileceği için çay ağacı yağının asla yutulmaması  gerekiyor . Piyasa da çok fazla doğal özü olmayan çay ağacı bulunuyor . Gerçekten çay ağacı olanları doğal tam özü olanları tercih edin  . Eczanelerde bulunan florame markası oldukça doğal ve güvenilirdir .

Sevgiler .
Devamını Oku

27 Mayıs 2016 Cuma

Mavi Kadar Huzurlu & Antalya Blogger Etkinlik

Mavi Kadar Huzurlu & Antalya Blogger Etkinlik


19 Mayıs günü tatil olması fırsatını Antalya Bloggerlar olarak çok iyi değerlendirdik .
 Mutlu Badem Blogunun sahibesi Çağla ablamız sayesinde Alara Restaurant da şahane bir organizasyonla hazırlanan etkinliğimiz gerçekten mavi kadar huzurluydu .


Mavi Kadar Huzurlu


Denize nazır miss gibi bir kahvaltıyla başladık güne .
Buram buram mavi kokarken , deniz ve sohbet eşliğinde kahvaltımızı yapıp bu güzel etkinlik sayesinde buluştuk yine . Konsept mavi ve beyazdı . Hemen hemen herkes mavi giyinip gelmişti . Zaten Çağla abla her ayrıntıyı düşünmüş her şey kusursuzdu .Yine şahane bir etkinlikle bir araya geldik , eğlendik .

Mavi Kadar Huzurlu


Bu şahane kurabiyeler  Şeker Pasta Banu Özşener ait .
 Mavi Kadar Huzurlu olan etkinliğimizin harika kurabiyeleri . 
Ellerine , emeğine , yüreğine sağlık .

Mavi Kadar Huzurlu

Mavi Kadar Huzurlu & Antalya Blogger Etkinlik

Çalışan anne olmam sebebiyle her etkinliğe katılamasam da katıldıklarım beni çok mutlu ediyor . 

Çağla ablacım yüreğine sağlık .

Sevgiler 



Devamını Oku

26 Mayıs 2016 Perşembe

Çocuklarda İnsan İlişkileri

Çocuklarda İnsan İlişkileri


Ben pısırık bir çocuk olarak yetiştim . Çok içime kapanık , utangaç bir çocuktum . O sebeple ailede tek ana okulu görmüş çocuk benim . Aman ne havalı ne havalı .  :) O pısırıklığım gitsin , açılayım diye ana okuluna göndermişler .
Gerçekten de öyleydim eve misafir gelse koltuk arkalarına saklanırdım utancımdan . Nedendir bende bilmiyorum ama baba faktörü kaynaklı olasılığı kesin . Gerçi şimdilerde o hallerimden pek eser yok , insan ilişkilerim gayet iyidir .
Kendi çocukluğum öyle olunca Berrak öyle olsun istemedim . Girişken , sosyal olsun istedim . Öyle de yetiştirmeye çalıştık hep . Berrak bir ortama girse yaşlı , genç , çocuk hiç fark etmez , yabancılık çekmeden hemen 'Merhaba' der . Arkasına hemen ekler 'benim adım Berrak senin adın ne ?' diye hemen sorar . Konuşup , kaynaşıp hemen kendini oyuna dahil eder.
Bu halleri inanılmaz hoşuma gidiyor . Kendi kendine ilişki - iletişim kuruyor . Güzel güzel konuşuyor . Zaten hiç susmaz ki hep konuşur . Bıdı bıdı hep bir şeyler anlatır durur .  :) Böyle girişken olmasına seviniyorum ama bazen de acaba diyorum iyi yapmadık mı ? Aslında kendi nasıl isterse öyle davranıyor , zorlama yok asla da olmadı doğrusu da bu değil mi zaten . Ama malum ülke şartlarımız belli ne kadar çocuk istismarcı ve manyak var . Kimin ne olduğu belli değilken yine de korkuyor insan .
Mesela markette , apartmanda gördüğü birine rahatlıkla 'merhaba' diyor . Evet iyi hoş güzel ama bazen yine de ürküyorum . Sanırım biraz içgüdüsel anneliğim baskın geliyor . Öyle herkese gitmez sarılmaz öpmez istemezse hiç bir şey yapmaz zaten . Ama yine de bu kadar sıcakkanlı samimi olması doğru mu bilmiyorum .
Geçenlerde otobüste gördüğü bir genç çocuk Berrak'ı sevip gülümsüyor . Çünkü Berrak hiç susmadan otobüste konuşmaya devam ediyor . Sorular soruyor . O genç çocuğu fark edip 'merhaba' dedi ve adını sordu hemen . Ben kısık bir sesle 'annecim tanımadığımız abilerle çok konuşmamalıyız' dediğimde 'anne neden kötü mü onlar' diye cevabı yapıştırdı hemen . Kaldım tabii öylece sonra ' hayır annecim kötü değil ama bilemeyiz onun için tanımadığımız insanlarla çok konuşmamalıyız . Merhaba , iyi akşamlar , günaydın diyebiliriz sadece dedim . Kendimce önlem almaya çalışıyorum . Evet korkuyorum . Çünkü her türlü sapık ve manyak sokakta mevcutken benim bu korkularım çok da anormal değil hani.
Berrak rahat yetişti . Sınırlamalarımız yok öyle evhamlı panik değilim . Düşsün , oynasın , koşsun , bağıra bağıra şarkı söylesin kumla , toprakla oynasın ki yapıyor bunların hepsini . Hayır yapma , koşma , düşersin gibi konuşmalar yapmam yapmıyorum . En sevmediğim türden bu konuşmalar . Neden koşmasın neden zıplamasın neden düşmesin ki çocuk o bir daha bu zamanlarına asla dönemeyecek doya doya ne istiyorsa yapsın . Öyle annelere çok kızıyorum zaten . Yaşayarak öğrenmeliler , kısıtlandıkları sürece öğrenme yetileri oluşmaz ki...
Aslında bu kadar konuşmasında ya da kolayca iletişim kurmasında okuduğumuz kitapların etkisi çok fazla iyi ki de kitap seven bir çocuk . İşte diğer yandan da acaba demekten alamıyorum kendimi .

Bu yazıma Doğan  Cüceloğlu'nun şu yazısını da ekliyorum ve çok beğeniyorum . Mesela ne kadar da doğru aslında...

Doğan Cüceloğlu diyor ki ; 


Güveni düşük olan toplumda ana babalar çocuğun kiminle oynadığı konusunda çok duyarlıdırlar. Sık sık, "o pis sokak çocuklarıyla oynama," türünden sözler çocuklara söylenir. Ana babalar kendi çocuklarının tanıdık bildik ailelerin çocuklarıyla oynamalarına önem verir. 

Tanımadıkları ailelerin çocuklarının kendi çocuklarının ahlakını bozacaklarını düşünürler. Yalnız diğer çocuklara değil, kendi çocuklarına da güvenmezler ; o nedenle çocuğu ve oyun ortamını sürekli denetlemek isterler. Böyle denetleyici ve koruyucu bir ortamdan nasıl bir insan yetişir? 
Aynı anası ve babası gibi kendine güveni olmayan , yaşamı olduğu gibi kabul edemeyen, yaşamı sürekli olması gerektiği yöne itmeye çalışan ve bunu beceremedikleri için de sürekli kaygılı , kuşkulu ve aciz insanlar . 

Annelerin çocuklarına sürekli , "koşma, düşersin!" dediği bir ülkenin çocuklarıyız. 

Güveni yüksek olan toplumda ana babalar çocuğun kiminle oynadığı konusunda pek kaygı duymazlar . Çocuğun o toplumda her kesimden karşılaşması ve etkileşim kurmasına özen gösterirler ve bu nedenle çocukları değişik sosyal , kültürel , etnik gruplarla karşılaşmasını ve etkileşim kurmasını sağlarlar . 

Yalnız kendi çocuklarına güvenmekle kalmaz , genel olarak insanlara ve yaşama güvendikleri için, çocuğun oyun ortamını sürekli denetlemek ve onu korumak istemezler ; çocuğun yaşamla sürekli etkileşim içinde olmasına özen gösterirler . Böyle özgürlükçü ve teşvik edici bir ortamda nasıl bir insan yetişir? 

Aynı anası ve babası gibi kendine güveni olan, yaşamın şimdiki gerçeğini gören, o gerçeğin üstüne inşa eden, yaşamı olması gerektiği yöne ne zaman, nasıl, ne kadar iteceğini bilen ve bunu yaparken kaygısız , huzurlu , sakin ve mutlu olan insanlar. Bu insanlar kendilerini aciz değil, güçlü hissederler.

Yazının tamamı için buraya TIK TIK

Bu konu da sizler ne düşünüyorsunuz ? 

Düşünceler paylaştıkça güzel . Sevgiler .


Devamını Oku

25 Mayıs 2016 Çarşamba

Dostum Bu Pharmaceris Ürünleri Bir Harika !

Dostum Bu Pharmaceris Ürünleri Bir Harika !


Dezavantajım olan alerjik yapım alerjik bir cilde sahip olmam her zaman rahatlıkla her ürünü kullanmama engel oldu . Zaten kolay kolay öyle her ürünü de kullanmam . Detaylıca araştırırım  , dermatologlar yazıyor mu tavsiye ediyor mu diye gözlemlerim . Ona göre alır kullanırım . 
Ama günümüzde internet sağ olsun tüm eczane ilaçları , ürünleri internet üzerinden satılmaya başlandı . Gerçi ne derece güvenilir o kısmı tartışılır . Ben sağlıkçı olarak internet üzerinden dermokozmetik ürün ve ilaç alımına her zaman karşıyım hatta en irrite olduğum konu .
İşin içinde olmak bile yetmiyor bazen dönen sahtekarlıkları anlamaya . O internetten alınan ilaçlara , vitaminlere ne derece güveniyor ki insanlar . Bu piyasa da bile sahtekarlıklar almış başını gitmiş durum o kadar vahim yani . Eczaneye gidip danışarak ve birebir gözünüzle bakıp almanızda fayda var .
Bu aralar ki favorim Pharmaceris ürünleri ki pek değişmeyecek gibi görünüyor . Kullanmaya başlayalı 1,5 ay oldu . Ama kesinlikle şahane . Cildinizdeki değişiklikleri kullanmaya başladıktan 1 hafta sonra gözle görülür şekilde fark edebiliyorsunuz .
Pharmaceris ürünleri cilt dostu ürünler olarak üretilmiştir . İçeriğinde cilde zarar verecek ürünler barındırmamaktadır . Dermatologların tercih ettiği , reçetelendirdiği en iyi markalardan biri . Ayrıca kesinlikle internet satışı yok . Pharmaceris ürünleri kesinlikle tedavi etmeye yönelik ve gayet de başarılı . Özellikle hassas cilt serisi mükemmel , tam benlik .



Dostum Bu Pharmaceris Ürünleri Bir Harika !


Pharmaceris :
  • A serisi alerjik ve hassas cilt serisi .
  • N serisi kılcal damarlı cilt serisi .
  • T serisi akneli ve yağlı cilt serisi .
  • W serisi lekeli cilt serisi .
  • F serisi fondotenli güneş kremi serisi .
  • R serisi rozalı cilt serisi .
  • M serisi hamile serisi .
  • S serisi güneş serisi .


Ürünler su bazlı olması sebebiyle ciltte yağlandırma yapmıyor . Gözenekleri tıkamıyor , siyah noktalara neden olmuyor . Yumuşakcık , pürüzsüz , kadifemsi bir yumuşaklık sağlıyor . Güneş ürünleri oldukça başarılı . BB krem diye bilinen fondötenli güneş kremleri bir harika . Kusursuz şekilde kapatıyor hem güneşten koruyor hem de ciltte tabaka şeklinde yapışıp kalmıyor .
Leke serisi geçmeyen en zor cilt lekelerini tedavi ediyor . Cilde ciddi anlamda bir aydınlık , leke tonlarında açılma sağlıyor ve net bir şekilde cilt tonunu eşitliyor . Akne serisi cildi aşırı kurutmadan akneleri tedavi etmeye yönelik ve o parlak yağlı tabakayı yok ediyor  . Zaten internetten satılmıyor olması bence güvenirliğinin kanıtı .
Diyeceğim o ki hani olur da cildi için kullandığı ürünlerden memnun olmayanlar vardır , istediği sonucu alamamıştır . Ha işte Pharmaceris' i mutlaka araştırıp , deneyin derim .

Sevgiler .




Devamını Oku

20 Mayıs 2016 Cuma

Lohusa Kafası & Lohusa Sendromu

Lohusa Kafası & Lohusa Sendromu

Hemen hemen her taze annenin yaşadığı durum lohusa kafası , lohusa sendromu diye bir şey var . Her söylenenin sivri göründüğü , alınganlık durumunun tavan yaptığı , yeni bir hayata alışma sürecine çalışılan taze annenin farkında olmadan kabusu olarak ortaya çıkabilir . 

Bitmeyecek gibi görünen 9 aylık süreç bitti . İki kişi çıktığınız eve 3 kişi ya da 4 kişi döndünüz . Tarifi mümkün olmayacak kadar mutlusunuz , bakmaya bile doyamıyorsunuz . Ama  yorgun , endişeli ve duygusal olarak dengesizliklerin tam merkezinde gibisiniz .  Bebeğiniz hariç herkese uyuz olduğunuz , her kafadan bir ses çıkaran çevre halkınızı boğmak istediğiniz , 'bu bebek benim ,ben doğurdum annesi benim ' diye bağırmak istediğiniz bu 6 haftalık sürece lohusalık dönemi deniyor .  :)

Yeni doğum yapmış çoğu kadın , doğumdan sonraki  günlerde sinirlilik , üzüntü, ağlama isteği ve gerginlik gibi karmaşık duyguları yaşayabilir . Bu belirtiler , doğum ve sonrasında yaşanan hormonal dalgalanmalar , yorgunluk , uykusuzluk ve hayatta aldığınız en önemli sorumluluktan kaynaklanabilir . Bu ruhsal dalgalanmalar genellikle ilk haftadan sonra kaybolur . Bazen de 1-3 ay arası sürebilir .

 • Göğüslerde Hassasiyet  : Göğüsleriniz şişebilir ya da özellikle meme uçlarında ağrı ve sızlama hissedebilirsiniz . Diğer taraftan mastit de gelişebilir .

 • Kabızlık : İlk bağırsak hareketi için doğumdan sonra birkaç gün geçmesi gerekebilir . Eğer hemoroidiniz diğer adıyla basurunuz  var ise veya doğum vajinal yolla olmuş ve epizyotomi yani doğumda bir kesi  uygulanmış ise doğumdan sonraki ilk dışkılama hareketi ağrılı , can acıtıcı olması mümkün .


 • Epizyotomi : Vajinal doğum sırasında doğumu kolaylaştırmak için vajin çıkışına bir kesik yapılmış olabilir veya doğum sırasında bu bölgede yırtıklar oluşmuş olabilir. Epizyotomi veya yırtıklara konulmuş dikişler oturmanızı ve yürümenizi bir süre zorlaştırabilir. Öksürürken ve hapşırırken ağrı duyabilirsiniz.


 • Sıcak veya Soğuk Basmaları : Doğumla birlikte , vücudumuzda çok ciddi hormonal değişiklikler oluşur . Bu hormonal değişiklikler vücudunda bir yangın hissetirebilir ya da bir an da üşüme , titreme , çok fazla terleme olarak ortaya çıkabilir .

 • İdrar ve Gaita Kaçırma : Doğum sırasında, doğum kanalı çevresindeki kasların esnemesi sonucunda öksürünce , gülünce , hapşurunca  veya ıkınınca istemsiz idrar kaçırma ve bağırsak hareketlerinizde kontrolsüzlük yaşanabilir . Bu özellikle zor doğumlardan sonra daha sık görülmektedir .

 • Rahim Bölgesinde Ağrılar : Doğumundan sonraki günlerde de rahim kasılmaları devam eder . Bu kasılmalar özellikle bebeği emzirirken ve kanama kesici ilaç aldıktan sonra çok daha belirgindir .

 • Vajinal Akıntı : Doğumdan sonraki günlerde alışık olduğunuz regl kanamasından daha çok ve sıklıkla pıhtılar içeren bir kanama görülecek tabii bu kişiden kişiye bünyeden bünyeye değişiklik gösterebilir  . Bu kanama daha sonraki günlerde giderek azalacak , rengi giderek sarımsı bir tona dönecek  .

Lohusa sendromunun bana göre tek çaresi emzirmek . Kimseyi tınlamayın , söylenenleri kulak ardı edin . Bol bol emzirin , bol bol bebeğinizi koklayın , bebeğinizin uyuduğu her anda mutlaka dinlenip , uyuyun . 

Sendromunuz az , lohusalığınız dırdırsız , bol bebek kokulu bal gibi geçsin .  :)

Sevgiler .
Devamını Oku

4 Mayıs 2016 Çarşamba

Sana ne ifade ettiğini #AnneneHiçSöyledinMi?

Annenizin size olan sevgisini siz de anne olunca gerçekten anlayabilirsiniz... Nestlé İyi Büyüsün İyi Yaşasın Anneler Günü video’sunu izleyerek, siz de annenize olan sevginizi https://www.facebook.com/iyibuyusuniyiyasasin adresinden paylaşabilirsiniz.
Ayrıntılı bilgi almak için www.iyibuyusuniyiyasasin.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku

3 Mayıs 2016 Salı

Tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü kutlu olsun!

Tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü kutlu olsun!

Anneler Günü geldi çattı… “Hep daha iyisi” diyerek bebeklerin ve annelerin isteklerine her zaman en iyi şekilde cevap veren, Türkiye’nin yeni bebek bezi ve ıslak havlu markası Sleepy, Unutkan Anneler’e teşekkür ederek onları unutmadığını gösterdi.
Bir zamanlar uyku kelimesini en sıcak kelime olarak tanımlayan, %50 indirimleri ve yeni sezon çantaları kaçırmayan, en son çıkan filmlere en önce giden, yemek keyfinden asla ödün vermeyen, küçük bir temizlikten sonra bile en az 3 saat dinlenen ve fönsüz dışarı adımını atmayan ama bir gün, dünyalarını değiştiren o büyük mutluluk ile birlikte dünyaları unutan tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü’nü büyük bir coşku ile kutladı.
Kendilerini çocuklarına adaya Unutkan Anneler’i unutmayan Sleepy, Anneler Günü için özel olarak hazırladığı ajandası ile de tüm annelerin kalbini çalmayı başardı. #unutkananneler hashtag’ini kullanarak Instagram ve Twitter sayfalarında paylaşımda bulunan ve Mayıs Ayı boyunca market.sleepy.com.tr adresinden alışveriş yapan herkese dağıtılacak bu ajanda ile tüm bir yıl mutluluk ve bol bol gülümsemeyle geçecek.
Sleepy, en sevdikleri pastanın son dilimini her zaman çocuklarına ayıran ve gerçek sevginin ne anlama geldiğini varlıklarıyla kanıtlayan Unutkan Anneler’e “İyi ki varsınız…” diyor ve kalpten bir teşekkür gönderiyor.

Tüm Unutkan Anneler’in Anneler Günü kutlu olsun!
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Devamını Oku

27 Nisan 2016 Çarşamba

İyi ki Doğdun Minik Kelebeğim

İyi ki Doğdun Minik Kelebeğim

Berrak Güneş'im ,


Bugün tarihlerin en özeli , en güzeli .

27 Nisan 2013-Saat : 10.45

Varlığını öğrendiğimiz anda kelebekler uçuştu yüreğimizde . O gece heyecandan uyuyamadık bile . 
Hayatımıza hoş gelişinin , sefa getirişinin 3. yılını kutluyoruz . Sana dair ardı ardına dizebileciğim uzun uzun cümlelerim var . Yüzümün en güzel hali , gülüşümün ardındaki en güzel mutluluğum . Sen ki duamın kabul olmuş hali . 

9 ay heyecanla merakla beklediğimiz . O kadar çok normal doğum istememin en doğru karar olduğunu doğrulayanımsın sen . Çekilen zor sancılara dayanma sebebim , en özel anım , en kalıcı heyecanım , en büyük mutluluğum , en büyük şükür sebebimsin sen . Büyüyorsun senle birlikte büyüyorum , büyüyoruz . Hayata bakış açımı değiştirenim , sabrıma sabır ekleyenimsin . Bitmeyen enerjim , yüreğimdeki o müthiş coşkuların sebebisin .

Sen umutsun .
Sen hayatsın .
Sen dilediğim en güzel dilek , kabul olmuş duamsın .
Sen en büyük aşksın , aşkların en güzelisin .
Sen mutluluksun .

İyi ki hayat arkadaşım baban .
İyi ki evlenmişim o kalbi güzel adamla .
İyi ki doğurmuşum .
İyi ki bana hayatta sahip olabileceğim en güzel ünvanı verdin .
İyi ki beni ANNE yaptın .
İyi ki bizi anne baba yaptın .
İyi ki bu hayatta bizi kendine aile seçtin .
İyi ki bu eşsiz ve sonsuz duyguları bize yaşattın .
İyi ki Rabbim'in en güzel hediyesi sen oldun .

Daha ne ister ki insan ...
Sen hep mutlu ol , sen hep gül .
Sen gülünce uçuyor kelebekler , kuşlar .
Sen gülünce geliyor bahar .
Sen gülünce çiçek açıyor her bir hücrem .

Sağlık...
Sağlık olsun da en büyük dileğim bu nasıl olsa gerisi nasıl olsa olur gider .
Allah sana hep vicdan , merhamet , en önemlisi sağlık versin annecim .
Hep iyilerle karşılaş .
Hep dürüst ol ve adil ol .
Hep nazik , yumuşak başlı ol ama asla kendini ezdirme .
Allah izin verdiği müddetçe biz hep seninle olacağız hep yanında , arkanda olacağız annecim .

Bu sabah kalkıp  'Anne seni çok seviyorum ' deyip boynuma atladın ya işte tam da doğduğun gündü bugün . Sabah sabah nasıl da ağlattın beni . Sonra 'Anne ben doktor olmak istiyorum hem de çok istiyorum ' dedin ya şaşırıp kaldık babanla birbirimize baktık gülerek . İnşallah annecim . İyi , merhametli bir insan ol da gerisi nasıl olsa olur . Bahtın , yolun hep açık olsun . Yüzün her daim gülsün . Hayatımıza sonsuz bir bahar getirdiğin için teşekkür ederiz annecim .

İyi ki doğdun SONSUZ MUTLULUĞUM 
İyi ki doğdun GÖZ BEBEĞİM
İyi ki doğdun CANIM KIZIM
İyi ki doğdun MİNİK KELEBEĞİM 


Seni çok ama çok seviyorum .


Annen Ayşe Güneş






Devamını Oku

26 Nisan 2016 Salı

Sendromlu 2. Yaşı Gönderirken :)

Sendromlu 2 Yaşı Gönderirken  :)


Zaman sanki dört nala koşuyormuş gibi tutabilmek ne mümkün . Şaka maka sendromlu 2 yaş hikayemizi bitirdik . İyi atlattık valla .  :)
Berrak büyürken ardı ardına dizildi rakamlar . Her günü , her ayı her yaşı ayrı güzel . Avuçlarımda zamanla büyüdüğünü görmek bambaşka güzel . Bir zamanlar bitmek bilmeyen 9 ay vardı . Şimdi 3 yaşında oldu bile... Göz aç kapa derken büyüyor gözümün bebeği .
3 yaşa girerken hala iştahlı maşallah . Yemek seçmez hemen hemen her şeyi yer . Ama daha çok köfteci ve balıkçı . Onların yanı sıra bulgur pilavı ve makarna en sevdikleri arasında . Müthiş meyveci bir çocuk ben gibi . :) Süte bayılır . Sabah ve akşam mutlaka süt içer . Şekersiz ve tuzsuz beslenmeye devam ama arada çikolata kaçamakları oluyor tabii . Puding ve sütlaç sevdalısı .
Gel gelelim canı isterse , keyfine göre kendi kendine yemek yer . 'Anne sen yedir ' demek ona göre daha cazip mi desem tembellik mi desem bilemedim . Ama nadiren olduğu için kıyamıyorum . 
Akşam en geç 21:30 da uyur . 10 aylıktan bu yana kendi odasında kendi yatağında uyur . Hatta mümkün değil başka yerde asla uyumaz . Tuvalet işini kendi halleder . Tuvalete gider , ışığı kendi açar , tuvalette yardımımı asla kabul etmez . Ben yapabilirim deyip çizgiyi çeker . Tabii ben takipteyim ama takipte olduğumu anlarsa ben sana mutfağa git demedim mi diye atarlanır .
Pembe sever , kıyafet seçer , el yıkamaya , banyo yapmaya bayılır . Diş fırçalamak en sevdiği hobilerinden biri .  :)  İstemsiz titiz , prensipli bir çocuk böyle olması için bir çabam olmadı ama maalesef öyle . Çoraplarını çıkartmadan asla uyumaz , tabi onu ben alıştırdım ama doğru yaptığımı düşünüyorum . En sevmediğim insan tipi yatağa çorapla girendir . Kitap okumadan asla uyumaz . Anne hadi kitap oku bana fix cümlelerinden biridir .
Çok iyi makas kullanır evde kese kese kağıt bırakmadı .  :) Boya yapmaya bayılır . Çiçek ve çöpten adam çizebiliyor . Hatta anne baba çocuk olarak çizip elele tutuşmuş halini yapıyor .
Kendi isteği ile sofrayı hazırlamama yardım eder . Sofrayı toparlarken de aynı şekilde yardım eder . İşin aslı çok da hoşuma gidiyor . Ama inşallah büyüyünce de aynı performansı bekliyorum .  :)
Çamaşır  katlıyorsam kendi çamaşırlarını seçip eciş bücüş katlar . Odasına götürür . Bana iki iş oluyor ama olsun napalım . :)
Yaşına göre puzzle yapmayı çok sever . Alışıp öğrendiyse  puzzle yenisini ister . Hamurdan kuş , balık , çiçek yapmayı çok sever .  Ruj sürmeye ve allık fırçamı alıp kaçmaya bayılır . İstediğini yaptırmak için her türlü atarı yapar , kendini yerlere atıp ağlar . Çok politikacıdır .  Ha bu arada kardeş istemiyor . Eee bende halimden memnunum zaten . Unumu yeni eledim . Azcık dinleneyim . :) 
Bitmek bilmeyen soruları vardır . Hiç susmadan konuşur , sürekli bir şeyler anlatır . Radarlar her daim açıktır . Sık sık taklidimi yapmaktan hiç geri kalmaz . Çok güldürür o halleri beni . :)
İşte böyle böyle gönderiyoruz 2 yaşımızı . Sendromlarımızı , ağlamalarımızı 3 yaşımıza taşıyıp taşımadığımız en merak ettiğimiz kısım . :)

Sağlık olsun da ben en zor sendromlara dayanırım hiç sorun değil . Allah evlatlarımızı korusun sakınsın inşallah .
Sevgiler .
Devamını Oku
blog tasarım sosyal medya kafe
MİNİK KELEBEĞİN ANNESİ COPYRİGHT © 2014 TÜM HAKLARI SAKLIDIR.BLOGUMDA YAYINLANAN YAZILARIN VE RESİMLERİN İZİNSİZ KULLANILMASI 5846 SAYILI FİKİR VE SANAT ESERLERİ YASASINA AYKIRIDIR.